
turco
Negocios
$99 / mes después de la prueba.Cancela cuando quieras.
Acerca de Türkiye'de Dijital Pazarlama
Türkiye’de Dijital Pazarlama, markanızı dijitalde büyütmek isteyenler için hazırlanmış, strateji ve performans odaklı bir podcasttir. Ben Faruk Toprak. Bu podcastte dijital pazarlamaya dair ezberleri değil, gerçek sonuç üreten sistemleri konuşuyoruz. Yalnızca trendleri konuşmuyoruz; yapay zeka destekli reklam yönetimi, dönüşüm odaklı funnel kurguları, retention ve müşteri sadakati, CRM ve otomasyon sistemleri, performans pazarlamasında ölçekleme, veriyle karar alma ve markanızı algoritmaların gözünde değerli hale getiren yaklaşımları net ve uygulanabilir şekilde ele alıyoruz. IG: @frktprk
Sakın Reklam Çıkmayın! Dunning-Kruger Tuzağında Batmadan Dinleyin
Bütçeniz Çöpe Gidiyor: ChatGPT ve Dunning-Kruger Tuzağı! 🎙️ Dunning-Kruger etkisini daha önce hiç duydunuz mu? Toplumun belki de sadece yüzde üçünün ismen bildiği bu psikolojik kavram, aslında günümüz dijital pazarlama dünyasının en büyük ve en sinsi tehlikesini özetliyor: "Cahil Cesareti." Yani bir konu hakkında ne kadar az bilgiye sahipseniz, kendinizi o konuda o kadar devasa bir uzman sanma yanılsaması. Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinin bu bölümünde, sektörümüzün üzerindeki o odadaki fili, herkesin her şeyi bildiğini sandığı o büyük illüzyonu masaya yatırıyoruz. Son günlerde her köşe başında, her toplantı masasında şu korkutucu cümleleri duymaya başladık: "Biz hedef kitleyi zaten ChatGPT'ye sorduk, çok güzel bir liste verdi. Reklam metnini de Gemini'a yazdırdık. Bütün stratejiyi yapay zeka çıkardı. Bir dijital pazarlama uzmanına veya ajansa tonla para vermemize ne gerek var ki?" İşte bu cümle, Dunning-Kruger eğrisinin en tepesinde duran birinin kurabileceği en tehlikeli cümledir. Gerçekten birkaç satır komut (prompt) yazarak Meta'nın ve Google'ın her saniye değişen, karmaşık ve insanın cebindeki parayı saniyeler içinde eritebilen o vahşi dünyasını çözdüğünüzü mü düşünüyorsunuz? Yapay zeka araçları harika birer asistandır, bunu inkar etmiyoruz. Ancak bir asistanın size ne yapacağınızı söylemesiyle, o işi gerçekten sahada icra etmek arasında uçurumlar vardır. İnternete girip dünyanın en ünlü şefi Gordon Ramsay'nin Beef Wellington tarifini kelimesi kelimesine indirebilirsiniz. Peki o tarifi elinize aldığınızda siz Michelin yıldızlı bir şef mi olursunuz? Mutfağa girip o eti fırına attığınızda, fırının o günkü nem oranını, etin dokusunu, yağın o anki cızırtısını tariften okuyarak hissedebilir misiniz? Hayır, o eti büyük ihtimalle yakarsınız! İşte yapay zekanın size sunduğu o kusursuz reklam stratejileri de tam olarak o yemek tarifidir. Yapay zeka kuralları ezbere bilir, ama oyunu kesinlikle bilmez. İşletme sahibi ChatGPT'den aldığı stratejiyle gaza gelip reklam panelini açtığında gerçek hayat başlar. Meta'nın algoritması bir Salı öğleden sonra aniden çöker. Ülkemizdeki anlık bir siyasi veya ekonomik gelişmeden dolayı BGBM (Bin Gösterim Başına Maliyet) fiyatları bir anda üç katına fırlar. Rakip marka tam o saatte devasa bir indirim kampanyası patlatır. Şimdi soruyorum size: ChatGPT o kriz anında sizin yanan bütçenizi kurtarabilir mi? Hayır. Çünkü yapay zekanın etten, kemikten ve cüzdandan haberi yoktur. Biz dijital pazarlama uzmanları sadece ekrandaki veriyi okumayız; biz o verinin arkasındaki insanı, sosyolojiyi ve psikolojiyi anlamlandırırız. Bizim işimiz sadece panele bütçe girmek değil, risk yönetimidir. "Bu strateji kağıt üzerinde kusursuz duruyor ama bizim yerel pazarımızda çalışmaz" diyebilen o "sokak zekası"dır bizi uzman yapan. Çimento ve tuğla ucuzladı diye mimarın değeri düşmez. Aksine, herkes derme çatma binalar inşa etmeye başladığında; sağlam bina diken uzman mimarların değeri katlanarak artar. Bu bölümde e-ticaret markalarının bütçelerini algoritmaların ezbere dünyasına bırakmadan önce neden iki kez düşünmeleri gerektiğini tüm çıplaklığıyla anlattım. 🚀 Tüm bunları dinledim ama markam için nereden başlayacağımı bilmiyorum diyorsanız, dijital pazarlama süreçlerinizi birlikte yönetmek, yeni nesil trendleri yakalamak ve markanıza özel teklif almak için joykek.com [https://joykek.com] adresinden bana ve ekibime her zaman ulaşabilirsiniz. Birlikte büyümeye hazırız! ⏳ Bölüm Akışı 00:00 - 01:17 Dunning-Kruger Etkisi ve "Cahil Cesareti" Nedir?01:17 - 03:15 "Biz ChatGPT'ye Sorduk" Diyenlerin Büyük İllüzyonu03:15 - 04:25 Yapay Zeka Harika Bir Asistandır Ancak Her Şeyi Çözmez04:25 - 05:58 Beef Wellington Örneği: Yemek Tarifini Okumak Sizi Şef Yapar Mı?05:58 - 08:17 Veriyi Okumak Değil, Anlamlandırmak: AI'ın Bilmediği "Sokak Zekası"08:17 - 09:33 Meslektaşlara Çağrı: Çimento Ucuzladı Diye Mimarın Değeri Düşmez!09:33 - 10:55 Marka Sahiplerine Uyarı ve Kapanış: Kendi Ameliyatınızı Kendiniz Yapmayın
"Bi' Google'layayım" Devri Kapanıyor Yeni Arama Motorunun Adı TikTok
Yeni mekan aradığımızda veya bir ürünün nasıl kullanıldığını merak ettiğimizde yıllarca tek refleksimiz vardı: "Dur şunu Google'layayım." Ancak bugün oyunun kuralları tamamen değişiyor. Z kuşağı başta olmak üzere yeni nesil artık bir şeyleri Google'lamıyor. Milyarlarca sayfalık, kusursuz algoritmaya sahip Google dururken, gençler neden Kadıköy'de kahve içecekleri yeri ararken TikTok arama çubuğunu kullanıyor? Eğer markanızı hala dans edilen bir platform ön yargısıyla TikTok'tan uzak tutuyorsanız, masada milyonlarca lira bırakıyorsunuz demektir. Türkiye'de Dijital Pazarlama podcastinin bu bölümünde dijital pazarlamacıların ve e-ticaret markalarının ezberini bozacak büyük değişimi konuşuyoruz. Adobe'nin 2026 güncel verilerine göre, Z kuşağının %64'ü TikTok'u arama motoru gibi kullanıyor. Google yöneticileri bile gençlerin %40'ının öğle yemeği mekanı ararken Google Haritalar'a değil, TikTok'a gittiğini itiraf ediyor. Çünkü günümüz tüketicisi mavi linkler değil, gerçek deneyim arıyor. Eskiden en iyi kapatıcı araması için 1500 kelimelik SEO makaleleri yazdırırdık. Bugün tüketici, TikTok'ta kuru ciltler için kapatıcı yazdığında karşısına o ürünü yüzüne sürerek sonucu 15 saniyede gösteren insana inanıyor. Müşteriler otoriteye değil, otantisiteye ve gerçekliğe prim veriyor. İşte tam bu noktada TikTok SEO kavramı hayatımıza giriyor. Videolarınızın arama sonuçlarında üst sıralara çıkması için uygulamanız gereken 3 hayati adımı bu bölümde anlatıyorum. Birincisi: Otomatik tamamlama özelliğini kullanarak müşterinizin sorduğu gerçek soruları bulmak. İkincisi: Anahtar kelimeleri açıklama kısmına yazmakla kalmayıp, videonun üzerine metin olarak eklemek ve kendi sesinizle telaffuz etmek. Algoritma ağzınızdan çıkan kelimeleri endeksliyor! Üçüncüsü: Kusurlu olmaktan korkmamak. Jilet gibi reklam filmleri yerine, arka planda deponuzun göründüğü paketleme anını paylaşmak. İnsanlar arkasında gerçek insanların nefes aldığı markalardan alışveriş yapıyor. Google elbette ölmüyor; derin araştırmalar ve karmaşık kararlar için hala orada. Ancak konu gündelik keşif olduğunda ilk aramayı TikTok'ta yapıyoruz. Bütçenizi sadece geleneksel SEO'ya ayırıyorsanız, bu dev dalganın altında kalma riskiniz çok yüksek. Kendi arama alışkanlıklarınızın da değiştiğini fark ettiyseniz dinledikten sonra LinkedIn'den bana yazın. Spotify'da bölümü beğenmeyi, 5 yıldız bırakmayı ve linki ekibinize ateşlemeyi unutmayın! Haftaya dijital pazarlamanın kalbinde atan yepyeni konuyla görüşmek üzere, trendlerin gerisinde kalmayın. Dijitalde güçlü kalın! İyi dinlemeler. 🚀 "Tüm bunları dinledim ama markam için nereden başlayacağımı bilmiyorum" diyorsanız, dijital pazarlama süreçlerinizi birlikte yönetmek ve markanıza özel teklif almak için joykek.com [https://joykek.com/] adresinden bana ve ekibime her zaman ulaşabilirsiniz. Birlikte büyümeye hazırız! ⏳ Bölüm Akışı 00:00 - 01:33 | Giriş: "Bi' Google'layayım" Devri Neden Kapanıyor?01:33 - 02:20 | Bayram Sonrası Sohbeti ve Kasvetli Havada Kayıt Günlüğü02:20 - 03:43 | Şok Edici Veriler: Z Kuşağının %64'ü Neden TikTok'u Tercih Ediyor?03:43 - 04:47 | İnsanlar "Link" Değil "Deneyim" Arıyor: Kadıköy Moda Mekan Örneği04:47 - 06:17 | 15 Saniyelik Video, 1500 Kelimelik SEO Bloğunu Nasıl Yeniyor?06:17 - 06:44 | Yeni Dönemin Altın Kuralı: Otorite vs. Otantisite (Gerçeklik)06:44 - 07:39 | Markalar İçin Aksiyon Planı: Dans Etmeyin, Soruları Cevaplayın!07:39 - 08:23 | TikTok SEO Taktik #1: İnsanların Ne Aradığını Araştırın08:23 - 09:01 | TikTok SEO Taktik #2: Anahtar Kelimeleri Videoya "Gömmek" (Ses ve Metin)09:01 - 09:39 | TikTok SEO Taktik #3: Kusurlu Olmanın Dayanılmaz Gücü09:39 - 11:06 | Google Ölmüyor Ama "Gündelik Keşfin" Yeri Değişti11:06 - 11:42 | Yepyeni Bir Kavram: SEO (Search Everywhere Optimization)11:42 - 12:56 | Kapanış: Kendi Alışkanlıklarımızla Yüzleşme, İletişim Çağrısı ve Veda
"AI Yaptı, Biz Paylaştık" Döneminin Sonu Geldi ve Özgün İçeriklerin Değeri Arttı
Bu hafta hepimizin sosyal medya akışlarına ve WhatsApp gruplarına düşen, o aşırı gerçekçi ama bir o kadar da sahte "Netanyahu öldü mü?" videolarını gördünüz mü? Yapay zekanın gerçeği manipüle etme gücü ve ulaştığı seviye artık hepimizin malumu. Saniyeler içinde milyonlarca insanı inandırabilen ve teyit mekanizmalarını ayağa kaldıran bu teknoloji, küresel siyaseti sarsarken biz dijital pazarlamacılar için de çok daha sinsi bir tehlike çanının çaldığını haber veriyor. Eğer bir yapay zeka aracı koca bir ülkenin lideri hakkında böyle bir illüzyon yaratabiliyorsa, markalarımız için ürettiği "kusursuz" metinlerin ve görsellerin sınırı neresi? Bu mükemmel illüzyonun sonu nereye varacak? Konumuz: 2026 yılında dijital pazarlamanın en büyük kırılma noktası olan "Özgün İçeriğin İntikamı". Hatırlayın, 2023 ve 2024 yıllarında ChatGPT ve Midjourney hayatımıza bir meteor gibi düştüğünde hepimiz o "yapay zeka sarhoşluğunu" derinlemesine yaşadık. "Bana 500 kelimelik SEO uyumlu blog yaz", "Bana bir Instagram caption'ı çıkar" diyerek kolaya kaçtık, maalesef biraz tembelleştik. Markalarımızın hesapları, birbiriyle aynı cümleleri kuran, aynı aşırı parlak ve ruhsuz görselleri paylaşan robotik yapılara dönüştü. "Hızla gelişen dijital dünyada..." diye başlayan o sıkıcı ve jenerik metinleri kim unutabilir ki? Fakat bugün, 2026'nın gerçekliğinde o sihir tamamen bozuldu. Neden mi? Çünkü tüketici de, dinleyici de artık bu "kusursuz" plastiğe karşı inanılmaz bir bağışıklık kazandı. Eskiden web sitelerinde sağda solda çıkan reklamları görmezden geldiğimiz "Reklam Körlüğü" (Banner Blindness) vardı; şimdi ise tam anlamıyla büyük bir "AI Körlüğü" yaşıyoruz. Tüketici bir içeriğin yapay zeka tarafından üretildiğini ilk paragrafından, hatta kullandığı üç emoji kombinasyonundan bile anlıyor. Ve anladığı saniye bağ kurmayı bırakıp ekranı kaydırmaya devam ediyor. Tıpkı o sahte videoda olduğu gibi zihinsel bir bariyer örüp, "Bu gerçek değil ki" diyor. İşte tam da bu noktada, uzun zamandır optimizasyon uğruna algoritmaların dibine ittiğimiz o altın kavram intikamını alıyor: Özgünlük, samimiyet ve insanlık. Günümüzde algoritmalarda artık yapay zekayla pürüzsüzleştirilmiş videolar değil; bir girişimcinin deposunda koli yaparken kamerayı yamuk bir açıyla koyup kargo şirketiyle yaşadığı sorunu tüm doğallığıyla anlattığı, içinde "ter, emek ve insan" olan o gerçek içerikler patlıyor. Çünkü tüketici kusursuz plastiği değil, kusurlu ama gerçek hikayeyi satın alıyor. Peki, yapay zekayı tamamen hayatımızdan çıkarıp çöpe mi atıyoruz? Elbette hayır! Bu bölümde yapay zekayı bir "İçerik Üreticisi" (Creator) konumundan çıkarıp, nasıl inanılmaz hızlı ve zeki bir "Asistan"a dönüştüreceğimizi konuşuyoruz. Dijital pazarlamada yeni dönemin altın formülü olan 80/20 kuralını detaylıca masaya yatırıyoruz. İşin %80'lik angaryasını, veri araştırmasını ve iskelet kurulumunu yapay zekanın kas gücüne bırakırken; o işi satacak, insanla bağ kuracak %20'lik o sihirli, insani ve markaya özgü dokunuşu nasıl yapmamız gerektiğini örneklerle inceliyoruz. Özetle, "AI yaptı, biz paylaştık" devri tamamen kapandı. Şimdi "AI ile hazırladık, insan gibi paylaştık" dönemi başlıyor. Bölüm Akışı 01:22 - Sektörel Yüzleşme: Yapay Zeka Markalarımız İçin Ne Kadar İleri Gidebilir? 02:10 - 2023-2024'e Kısa Bir Dönüş: Yapay Zeka Sarhoşluğu, Tembellik ve Kopya Metinler 03:25 - "AI Körlüğü" (AI Blindness) Başladı: Tüketici Sahte İçeriği Nasıl Saniyeler İçinde Anlıyor? 04:25 - Özgün İçeriğin İntikamı: Kusursuz Plastik mi, Kusurlu Ama Gerçek Olan mı? (Usta/Soğan Örneği) 06:16 - Kısa Bir İtiraf: Neden ChatGPT Aboneliğimi İptal Edip Gemini'a Geçtim? 07:02 - Yapay Zekayı Çöpe Atmıyoruz: "İçerik Üreticisi" Değil, "Asistan" Olarak Konumlandırmak 08:27 - Dijital Pazarlamada Yeni Dönemin Formülü: 80/20 Kuralı (%80 Kas Gücü, %20 İnsan Ruhu) 09:03 - Özet: "AI Yaptı" Devri Bitti, "AI ile Hazırladık, İnsan Gibi Paylaştık" Devri Başladı
Sanayi Firmaları LinkedIn ile Nasıl Müşteri Buluyor, B2B Satışın Gizli Kanalı
LinkedIn uzun yıllar Türkiye’de daha çok CV güncelleme platformu veya işe alım ağı olarak görüldü. Ancak son yıllarda bu algı hızla değişiyor. Özellikle B2B ve sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketler için LinkedIn artık sadece bir sosyal ağ değil, doğru kullanıldığında yeni müşterilere, distribütörlere ve iş ortaklarına ulaşılabilen güçlü bir ticari kanal haline geliyor. Türkiye’de LinkedIn kullanıcı sayısı 20 milyonun üzerine çıkmış durumda ve bu kitlenin önemli bir bölümü şirket yöneticileri, satın alma sorumluları, mühendisler, ihracat yöneticileri ve karar vericilerden oluşuyor. Yani klasik sosyal medya platformlarından farklı olarak LinkedIn’de karşınıza çıkan kitle çoğu zaman doğrudan iş dünyasının içinden geliyor. Bu da sanayi firmaları için çok büyük bir fırsat anlamına geliyor. Birçok üretici firma yıllardır yeni müşteri bulmak için fuarlara katılıyor, distribütör ağlarını genişletmeye çalışıyor veya ihracat kanallarını farklı yollarla büyütmeye çalışıyor. Ancak dijital dünyada çok daha görünür hale gelen LinkedIn, aslında bu süreçlerin dijital versiyonu gibi çalışıyor. Doğru bir stratejiyle kullanıldığında LinkedIn adeta sürekli açık bir fuar alanı gibi çalışabiliyor. Bu bölümde B2B sanayi firmalarının LinkedIn üzerinden nasıl müşteri bulabileceğini, bu platformu sadece kurumsal bir vitrin olarak kullanmanın neden yeterli olmadığını ve gerçekten satışa dönüşebilecek bir sistemin nasıl kurulabileceğini konuşuyoruz. Çünkü birçok şirket LinkedIn’de var olmasına rağmen platformu stratejik olarak kullanmıyor. Sayfalar açılıyor, zaman zaman fuar fotoğrafları paylaşılıyor ya da şirket içi duyurular yapılıyor. Ancak bu tarz paylaşımlar tek başına yeni müşteri kazandırmıyor. LinkedIn’de gerçekten müşteri bulabilmek için öncelikle güçlü bir şirket sayfası oluşturmak gerekiyor. Şirketin ne ürettiği, hangi sektörlere hizmet verdiği, hangi ülkelerle çalıştığı ve hangi problemleri çözdüğü çok net bir şekilde anlatılmalı. Bunun yanında yöneticilerin ve satış ekiplerinin kişisel profilleri de büyük önem taşıyor. B2B dünyasında insanlar çoğu zaman şirketlerden önce insanlara güveniyor. Bu nedenle yöneticilerin LinkedIn’de görünür olması, sektörle ilgili fikirlerini paylaşması ve uzmanlıklarını göstermesi ciddi bir güven oluşturuyor. İçerik stratejisi de burada kritik bir rol oynuyor. LinkedIn’de sürekli ürün paylaşmak çoğu zaman beklenen etkiyi yaratmaz. Bunun yerine sektör içgörüleri, üretim süreçleri, teknik bilgiler, vaka analizleri ve gerçek uygulama örnekleri paylaşmak çok daha güçlü bir etki yaratır. Bu bölümde ayrıca LinkedIn’de en sık yapılan hataları, sanayi firmalarının içerik üretirken nelere dikkat etmesi gerektiğini ve LinkedIn’in neden günümüzde dijital bir ticari ağ haline geldiğini de detaylı şekilde ele alıyoruz. Eğer siz de üretim yapan bir şirkete sahipseniz ya da B2B pazarda büyümek istiyorsanız LinkedIn’i sadece bir profil alanı olarak değil, doğru stratejiyle yeni iş fırsatları yaratabileceğiniz güçlü bir pazarlama kanalı olarak değerlendirmeye başlamanız gerekiyor. Çünkü artık B2B satış çoğu zaman ilk telefon görüşmesiyle değil, ilk dijital izlenimle başlıyor. LinkedIn ise bu ilk izlenimin oluştuğu en önemli platformlardan biri haline gelmiş durumda. Bu bölümde tüm bu süreci gerçek örnekler ve uygulanabilir stratejilerle detaylı şekilde konuşuyoruz. 00:25 - B2B nedir ve neden işletmeler için büyük fırsatlar sunar 00:53 - LinkedIn gerçekten müşteri bulma platformu mu 01:37 - Türkiye’de LinkedIn kullanıcı sayısı ve ihracat verileri 02:28 - LinkedIn neden ihracat yapan firmalar için fırsat sunuyor 05:24 - Sanayi firmalarının LinkedIn’de yaptığı en büyük hata 06:03 - B2B satın alma süreci ve karar komitesi gerçeği 08:42 - LinkedIn’de başarı için 5 katmanlı strateji 16:30 - LinkedIn reklamları ve B2B satış için yeniden hedefleme stratejisi
Ortadoğu Krizi Reklam Performansınızı Sessizce Vuruyor Olabilir
Reklamlarınız çalışıyor gibi görünüyor ama dönüşümler düşüyor mu? CTR fena değil ama satışlar yavaşladı mı? Sepete ekleme var ama satın alma gecikiyor mu? Belki sorun kampanya değil. Belki sorun bağlam. Bu bölümde Ortadoğu’daki savaş ortamının dijital pazarlamaya etkisini konuşuyoruz. Çünkü savaş sadece sınırları etkilemez. Savaş, tüketici psikolojisini etkiler. Psikoloji değiştiğinde satın alma davranışı değişir. Satın alma davranışı değiştiğinde ise reklam performansı sessizce aşınır. Bu bölümde şunları ele alıyoruz: Tüketici psikolojisi kriz dönemlerinde nasıl değişir? Impuls alışveriş neden azalır? Riskten kaçınma davranışı dönüşüm oranlarını nasıl etkiler? CPM, CTR ve ROAS neden dalgalanabilir? Soğuk kitle neden zayıflar, retargeting neden güçlenir? Ayrıca tarihten gerçek örnekler inceliyoruz. Körfez Savaşı döneminde otomotiv markaları neden indirim yerine finansal güvence mesajı verdi? Irak Savaşı sırasında Walmart neden reklamı kesmedi ve nasıl pazar payı kazandı? Rusya–Ukrayna savaşı sonrasında markalar iletişim tonunu nasıl değiştirdi? 2. Dünya Savaşı’nda Coca-Cola neden moral ve birlik mesajıyla konumlandı? Kriz dönemlerinde iki tip marka vardır: Panikleyen marka ve stratejik düşünen marka. Bu bölümde şunu net şekilde konuşuyoruz: Reklamı kesmek çözüm mü? Bütçeyi azaltmak mı gerekir? Yoksa mesajı değiştirmek mi? Çünkü bu dönem acquisition değil, retention dönemidir. Yeni müşteri kovalamaktan çok mevcut müşteriyi elde tutmak önem kazanır. Agresif satış dili yerine empati, güven ve şeffaflık dili çalışır. Türkiye perspektifini de ele alıyoruz. Jeopolitik risk, döviz dalgalanması, lojistik maliyetleri ve marj erimesi… ROAS’ın tek başına yeterli olmadığı dönemler neden başlar? Net kâr takibi neden daha kritik hale gelir? Bu bölüm özellikle şunu anlamanızı sağlayacak: Reklam performansındaki düşüş her zaman teknik bir problem değildir. Bazen problem psikolojiktir. Ve pazarlama, bağlamı okumaktır. Eğer markanızı kriz dönemlerinde nasıl konumlandırmanız gerektiğini merak ediyorsanız, bu bölümü mutlaka dinleyin. Çünkü kriz kötü pazarlamacıyı bitirir. İyi pazarlamacıyı büyütür. Podcastimle ilgili öneri ve iş birlikleri için faruk@joykek.com adresinden ya da Instagram’da @frktprk üzerinden bana ulaşabilirsiniz. 00:00 - 02:35 Ortadoğu Krizi ve Tarihsel Örnekler 02:35 - 03:45 Savaşın Tüketici Psikolojisine Etkisi 03:45 - 06:30 Impuls Alışveriş Nedir ve Neden Azalır? 06:30 - 07:50 Reklam Performansı Neden Dalgalanır? 07:50 - 09:20 Reklamları Durdurmalı mıyız? 09:20 - 10:30 Mesaj Dili Nasıl Değişmeli? 12:15 - 14:09 Büyük Hata ve Stratejik Sonuç
Elige tu suscripción
Más populares
Premium
20 horas de audiolibros
Podcasts solo en Podimo
Disfruta los shows de Podimo sin anuncios
Cancela cuando quieras
Empieza 7 días de prueba
Después $99 / mes
Empieza 7 días de prueba. $99 / mes después de la prueba. Cancela cuando quieras.